YAPAY ZEKA GÜNDEMİ
Yapay zeka ile ilgili gündemdeki haberlerden, araştırma yazıları, yapay zeka etkinlikleri gibi bilgileri paylaşacağız.
Yapay Zekâyla Hazırlanan Reklamlar Yasaklandı mı? Google ve Türkiye’nin Yeni Kuralları.
16 Temmuz 2026 – Hazırlayan: Levent Karadağ
Google, yapay zekâ kullanılarak oluşturulan veya değiştirilen reklamları kullanıcılarına göstermeye hazırlanıyor. Türkiye’de 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek yeni reklam kuralları ise yalnızca şeffaflık istemekle kalmıyor; gerçek kişilerin yapay zekâ ile üretilmiş dijital kopyaları üzerinden yapılan sahte tavsiye reklamlarını doğrudan yasaklıyor.
Dijital reklamcılıkta yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşırken, teknoloji şirketleri ve düzenleyici kurumlar aynı soruya farklı cevaplar vermeye başladı: Bir reklamın yapay zekâ tarafından üretildiğini tüketici bilmeli mi?
Google’ın 9 Temmuz 2026 tarihinde duyurduğu yeni sistem bu soruya “evet” yanıtını veriyor. Şirket, Google Arama, YouTube ve Discover üzerinde gösterilen reklamların yapay zekâyla oluşturulduğunu veya düzenlendiğini açıklayan yeni bir şeffaflık özelliğini kullanıma sunuyor.
Türkiye’de ise 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle yapay zekâ destekli reklamlara ilişkin ilk açık kurallardan biri getirildi. Ancak kamuoyunda zaman zaman ifade edildiği gibi Türkiye’de yapay zekâyla hazırlanan bütün reklamlar yasaklanmış değil. Yeni düzenleme, belirli içerikler için açıklama zorunluluğu getirirken bazı deepfake reklam türlerini tamamen yasaklıyor. Düzenleme 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Google reklamın nasıl üretildiğini gösterecek
Google’ın yeni özelliği, kullanıcının karşısına büyük bir “Bu reklam yapay zekâyla üretildi” uyarısı çıkarmak yerine bilgiyi öncelikle reklam ayrıntıları bölümünde sunuyor.
Kullanıcılar, reklamın üzerindeki üç nokta veya bilgi simgesine dokunarak “Bu reklam nasıl oluşturuldu?” bölümüne ulaşabilecek. Reklam yapay zekâyla hazırlanmış veya önemli ölçüde değiştirilmişse burada “Yapay zekâyla oluşturuldu veya düzenlendi” açıklaması görülecek.
Google’ın kendi üretken yapay zekâ reklam araçları kullanıldığında bu açıklama otomatik olarak eklenecek. Reklam başka bir şirketin yapay zekâ aracıyla hazırlanmışsa reklamverenin bunu Google’a manuel olarak bildirmesi gerekecek.
Google ayrıca yerel mevzuatın gerektirdiği ülkelerde yapay zekâ etiketinin yalnızca reklam ayrıntıları menüsünde değil, doğrudan reklamın üzerinde de gösterilebileceğini belirtiyor.
Bu yaklaşım, Google’ın yapay zekâ kullanımını engellemek yerine görünür kılmayı tercih ettiğini gösteriyor. Şirket, reklamverenlerin yapay zekâ ile daha hızlı içerik üretmesini desteklemeye devam ederken, tüketicinin gördüğü içeriğin üretim yöntemi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını hedefliyor.
Türkiye’de bütün yapay zekâ reklamları yasaklanmadı
Türkiye’deki düzenleme Google’ın platform politikalarından daha dar fakat bazı alanlarda daha sert bir çerçeve oluşturuyor.
Yeni kurala göre reklamlarda yapay zekâ kullanılarak gerçek bir insandan ayırt edilmesi zor dijital karakterlere yer verilmesi durumunda, bu karakterlerin yapay zekâyla oluşturulduğunun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesi gerekiyor.
Bu nedenle yalnızca bir reklam metninin ChatGPT benzeri bir araçla yazılması, arka planın yapay zekâyla değiştirilmesi veya basit bir görsel düzenleme yapılması otomatik olarak yasak kapsamına girmiyor.
Düzenlemenin odak noktası, tüketicinin gerçek bir insanla karşı karşıya olduğunu düşünmesine yol açabilecek kadar gerçekçi yapay karakterler.
Örneğin bir reklamda gerçek bir uzman, müşteri, doktor, öğretmen veya şirket yöneticisi gibi görünen ancak tamamen yapay zekâyla oluşturulmuş bir karakter kullanılıyorsa, reklamverenin bunu tüketiciye açıkça bildirmesi gerekecek.
Gerçek kişilerin sahte tavsiyeleri yasak
Türkiye’deki düzenlemenin en sert kısmı ise gerçek kişilerin dijital kopyalarıyla ilgili.
Gerçek bir kişinin görüntüsünün, sesinin veya dijital benzerinin yapay zekâ ile oluşturularak o kişinin bir ürünü kullandığı, hizmeti deneyimlediği veya tavsiye ettiği izleniminin verilmesi yasaklanıyor.
Örneğin tanınmış bir doktorun yapay zekâyla üretilmiş videosunda bir sağlık ürününü önerdiği, bir sanatçının gerçekte kullanmadığı bir markayı tavsiye ettiği veya bir yöneticinin hiçbir zaman söylemediği sözlerin kendisine söyletildiği reklamlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Buradaki kritik ayrım şu:
Bir reklamda yapay zekâ kullanılması tek başına yasak değil. Ancak yapay zekânın tüketiciyi, gerçek bir kişinin deneyimi veya tavsiyesi konusunda yanıltmak amacıyla kullanılması yasak.
Etiket eklemek de bu tür bir reklamı otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmiyor. Gerçek bir kişiye gerçekte söylemediği bir tavsiyeyi söyletmek, “Bu video yapay zekâyla hazırlanmıştır” açıklaması yapılsa bile sorun oluşturmaya devam edebilir.
Google ile Türkiye arasındaki temel fark
Google’ın sistemi öncelikle bir platform şeffaflığı politikası.
Türkiye’deki düzenleme ise tüketicinin korunmasına yönelik bağlayıcı bir hukuk kuralı.
Google, reklamın yapay zekâyla hazırlanıp hazırlanmadığını kullanıcıya göstermeye çalışıyor. Türkiye ise bunun ötesine geçerek yapay zekânın hangi biçimde kullanılamayacağını da tanımlıyor.
Google açısından ana soru:
Bu reklamın üretiminde yapay zekâ kullanıldı mı?
Türkiye açısından ise iki soru öne çıkıyor:
Reklamda gerçek insandan ayırt edilemeyen yapay bir karakter var mı?
Gerçek bir kişinin dijital kopyası üzerinden sahte deneyim veya tavsiye oluşturuluyor mu?
Bu iki yaklaşım birbirinin alternatifi değil. Türkiye’de Google üzerinden reklam veren bir marka, hem Google’ın platform açıklama sistemine hem de Türkiye’deki reklam mevzuatına uymak zorunda olabilir.
Reklamverenler için yeni uyum dönemi
Yeni dönem özellikle reklam ajanslarını, sosyal medya ekiplerini, içerik üreticilerini, e-ticaret şirketlerini ve yapay zekâ ile video üreten markaları yakından ilgilendiriyor.
Şirketlerin, reklam yayınlanmadan önce şu kontrolleri yapması gerekecek:
- Reklamda gerçekçi bir yapay insan veya dijital sunucu kullanılıyor mu?
- Kullanıcı bu karakteri gerçek bir insan zannedebilir mi?
- Gerçek bir kişinin görüntüsü veya sesi yapay zekâyla çoğaltıldı mı?
- Kişiye gerçekte yaşamadığı bir deneyim veya söylemediği bir tavsiye atfediliyor mu?
- Yapay zekâ açıklaması reklamın görülebilir bir bölümünde bulunuyor mu?
- Kullanılan kişinin görüntüsü ve sesi için gerekli izinler alınmış mı?
Özellikle yapay zekâ avatarlarıyla hazırlanan eğitim, sağlık, finans, kozmetik ve ürün tavsiyesi reklamlarının daha dikkatli değerlendirilmesi gerekecek.
Yapay zekâ reklamcılığı bitmiyor, kurallı hâle geliyor
Yeni düzenlemeler yapay zekânın reklam sektöründeki kullanımını durdurmayacak. Aksine, yapay zekâ destekli reklam üretiminin artık deneysel bir alan olmaktan çıkarak daha görünür ve denetlenebilir bir sektöre dönüştüğünü gösteriyor.
Google’ın etiketleme sistemi, büyük teknoloji platformlarının kendi şeffaflık standartlarını oluşturmaya başladığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki düzenleme ise kamu otoritelerinin özellikle deepfake, sahte uzman görüşü ve gerçekte yaşanmamış tüketici deneyimleri konusunda daha sert sınırlar çizmeye hazırlandığını gösteriyor.
Markalar açısından yeni dönemin temel kuralı oldukça net:
Yapay zekâyı kullanabilirsiniz; ancak tüketiciye gerçeği saklayamaz, gerçek bir insanın kimliğini sahte bir tavsiye üretmek amacıyla kullanamazsınız.
Yapay zekâ reklamcılığının geleceğini yalnızca daha gerçekçi görüntüler değil, güven, açıklanabilirlik ve şeffaflık belirleyecek.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.