İ.Ü. İktisat Fakültesinin 89. Kuruluş Yıldönümü

İktisatın 89 Yıllık Çınarı ve Yapay Zeka Devrimi: İstanbul Üniversitesi’nden Geleceğe Notlar

İktisatın 89 Yıllık Çınarı ve Yapay Zeka Devrimi: İstanbul Üniversitesi’nden Geleceğe Notlar

12 Aralık 2025 tarihinde, İstanbul Üniversitesi’nin tarihi Doktora Salonu çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin ilk İktisat Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, 89. kuruluş yıldönümünü kutlarken, odağını geçmişin mirasından geleceğinin en büyük kırılma noktası olan **”Yapay Zeka”**ya çevirdi.

“Yapay Zeka Çağında İktisat: Dijital Dönüşümün Sosyal ve Ekonomik Haritası” başlığıyla düzenlenen bu etkinlik, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kapsamlı bir gelecek projeksiyonuydu.

Tarihin Merkezinden Bilimin Merkezine

Etkinlik, fakültenin köklü geçmişine yapılan vurgularla başladı. 1936 yılında kurulan ve bugüne kadar 50.000’den fazla mezun veren fakülte, Türkiye’deki 182 iktisat fakültesinin “doğurgan anası” (mother faculty) olarak tanımlandı.

Dekan Prof. Dr. Mahmut Cüneyt Yenigün, gerçekleştirdiği selamlama konuşmasında fakültenin üzerinde bulunduğu toprakların tarihi önemini hatırlattı. 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in otağını kurduğu, diplomasinin ve Zeyrek Camii ile ilmin merkezi olan bu mekanın, bugün de yapay zeka gibi dünyayı dönüştüren teknolojilerin tartışıldığı bir merkez olmaya devam ettiğini belirtti.

Ana Temanın Açılışı: Levent Karadağ ile Bir Zaman Yolculuğu

Protokol konuşmalarının ardından, günün ana teması olan dijital dönüşüm ve yapay zekanın önemini vurgulamak üzere açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye teknoloji lideri ve Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Platformu Başkanı Levent Karadağ davet edildi. Yapay zeka stratejileri konusundaki derin tecrübesiyle bilinen Karadağ, gerçekleştirdiği etkileyici açılış sunumunda teknolojinin insana olan mesafesini “mesafe” kavramı üzerinden şöyle özetledi:

  • Dün (1 Metre): 1980’lerde delikli kartlarla başlayan yolculukta bilgisayar bizden uzaktı.
  • Bugün (1 Santimetre): Web 4.0 ile teknoloji artık “ikinci deri” (second skin) halini aldı.
  • Yarın (Deri Altı): Neuralink gibi projelerle teknoloji artık beyne ve vücut içine inmiş durumda.

Levent Karadağ, açılış konuşmasında yapay zekanın sadece bir araç değil, yeni bir varoluş biçimi olduğunu vurguladı. Karadağ’a göre, 2030’ların başında dünyadaki robot sayısı insan sayısını geçecek. Bu süreçte 1.8 milyon iş ortadan kalkarken, 2.3 milyon yeni rol doğacak. Özellikle sağlıkta “Prompt Sanatı” ile uzman hekimlerin bilgi birikiminin yapay zekaya aktarılması gibi projeler, Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Platformu‘nun vizyonunu yansıtan somut örnekler olarak sunuldu.

Panel: Yapay Zekanın Sosyal ve Ekonomik Haritası

Prof. Dr. Sedat Murat başkanlığında gerçekleşen panelde, yapay zeka dört farklı disiplin üzerinden masaya yatırıldı:

  1. Eğitimde Yeni Dönem

Prof. Dr. Veysel Bozkurt, yapay zekanın eğitimde sunduğu muazzam verimlilik artışına değinirken kritik bir uyarıda bulundu: “Yapay zeka asistanınız olursa 10 kat hızlanırsınız, ancak işinizi tamamen ona devrederseniz aptallaşırsınız.” Akademik yayıncılıkta artık yapay zekanın “yazar” olarak tartışıldığı bir döneme girdiğimizi belirtti.

  1. Çalışma Hayatının Dönüşümü

Prof. Dr. Sayım Yorgun, sanayi toplumunun “bağımlı çalışma” modelinin sona erdiğini ve “hibrit çalışma” döneminin başladığını vurguladı. Yapay zekanın bir iktidar aracı olarak sermaye lehine eşitsizliği derinleştirme riskine dikkat çekerek, sendikaların artık “algoritma denetimi” talep etmesi gerektiğini söyledi.

  1. Özel Sektör ve İK Süreçleri

Dr. Selim Taştan (Kuveyt Türk), bankacılık ve İK tarafındaki pratik uygulamaları paylaştı. Yapay zeka ajanlarının (AI Agents) çağrı merkezlerinde insanlardan daha hızlı ve yüksek memnuniyetle çalıştığını, işe alımlarda ise adayların kurum kültürüne uyumunun saniyeler içinde analiz edilebildiğini anlattı.

  1. Siber Güvenlik ve Veri Mahremiyeti

Dr. Murat Emeç, saniye başına 7.000 siber saldırının gerçekleştiği bir dünyada yaşadığımızı hatırlattı. Sosyal mühendislik ve deep fake tehlikelerine karşı uyarılarda bulunarak, dijital dünyada %100 güvenliğin olmadığını ancak bireysel farkındalıkla risklerin minimize edilebileceğini belirtti.

Son Söz: Değişimi Değiştiren Olmak

Etkinlik, yapay zekanın bir “tehdit” mi yoksa “fırsat” mı olduğu sorusuna verilen ortak bir yanıtla kapandı: Yapay zeka kaçınılmaz bir okyanus gibi üzerimize geliyor. Bu yeni medeniyet tasavvurunda etik değerleri, ahlaki yapıyı ve insan onurunu koruyarak bu teknolojiyi yönetmek asıl görevimiz.

Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Platformu Başkanı Levent Karadağ’ın açılış konuşmasında da belirttiği gibi: “Geleceği kazanan, değişimi izleyen değil; değiştiren olacaktır.”

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, 89. yılında da sadece geçmişiyle gurur duymadığını, geleceği tasarlayan bir “merkez” olma misyonunu sürdürdüğünü bir kez daha kanıtlamış oldu.